
Bazen sebepsiz mutluluk nakşeder insanın yüreğine, öyle mutlusundur ki nedeninden habersiz.
Bazen de
öyle günler olur ki,
Daralır
için. Bilmezsin ne için?
İnsanın mutluluktan yere göğe sığmadığı hal ‘’bast’’ hali olarak adlandırılırmış. Ruhunun daraldığı sanki bir yere sıkışıp kaldığı hal ise ‘’kabz’’ hali olurmuş.
Biliyor
musunuz bast halinin hakkını verebilmek daha zormuş.
Çünkü
insan bast halinde Allah’ı daha az hatırlarmış.
Kabz
halinde daha çok yakınmış Allah’a.
İlk
duyduğumda nasıl olur, diye şaşırmıştım.
Yunus
Suresi 12. Ayette şöyle buyuruyor Rabbimiz;
İnsanın başına zararlı bir şey geldiğinde yan üstü yatarken veya otururken ya da ayakta iken hemen bize dua etmeye koyulur; onu zararlı durumundan kurtardığımızda ise -sanki başına gelen zararı gidermeye bizi çağırıp yalvarmamış gibi- inkârcılığa dönüp yoluna devam eder; haddi aşanlara işte bu şekilde yaptıkları güzel görünmektedir.
Zümer
Suresi 8. Ayette de Rabbimiz şöyle buyurur;
İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi rabbine yönelip O’na yalvarır; sonra rabbi ona katından bir nimet verince, daha önce yalvardığını unutarak yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya kalkar. De ki ona: "İnkârcı tutumunla biraz eğlenedur bakalım! Gerçek şu ki sen ateşi boylayacaklardan birisin!
Sibel
HASKÖY
09.06.2020/13.08
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder