31 Mayıs 2020 Pazar

AYIP MI SEVMEK?

 

AYIP MI SEVMEK?

İnsan sever, sevmek insana mahsustur çünkü.

Ayıp mı ‘’edebiyle’’ sevmek…

Peki ya edebiyle sevememek.

Gerçek sevgiyi bulamayınca insan bir beşere bağlanıyor işte.

Bu bağ Allah’a bağlanamayınca ya kördüğüm oluyor ya da kopuyor.

Neresinden tutsan elinde kalıyor.

İnsan fıtratında var sevmek, sevilmek.

Uzaktan da sever insan.

Yeter ki sevmek duygusu nakşetmiş olsun kalbine.

Yeter ki insanın nefsiyle sevmek zannettiği duygusu karışmasın birbirine.

Allah ile kurduğun bağ kopmasın.

Koparma o bağı gönül,

Sen temiz kal ki,

Karşına çıkan da öyle olsun.

Öyle inandık biz, öyle inanıyoruz.

Yazmak kolay, temiz kalmak zor.

Bu kirlilikte temiz kalmak da zor.

‘’Temizlenenlerden’’ olma duasıyla.

Sibel HASKÖY

31.05.2020/12.59

 

 


30 Mayıs 2020 Cumartesi

OLMAYACAK Kİ...

 


Nasibin kadar yaşarsın bu hayatı.

Nasibin kadar teneffüs eder ciğerlerin havayı.

Her şey nasip, nasipten öte yol yok.

Çok istedim dersin olmaz işte. Sonra anlarsın bu işlerin nasip işi olduğunu.

Anlarsan kazanırsın zaten. İşte o zaman söz geçirirsin kalbine; vardır Rahman’ın bir bildiği.

Bir sürü ayette ‘’O her şeyi bilir diye buyurur ‘’ Allah-u Teala.

O her şeyi bilir. Sen, ben bilmeyiz O bilir.

Mantığına anlatmaya çalışırsın bazen bazı şeylerin neden olmadığını, peki ya anlatamadıkları insanın?

İşte tam o noktada tevekküle aralamalısın kapını. 

Tevekkül…

Olmayacak ki imtihan olacak bazı şeyler.

Olmayacak ki sen Allah’ın var olduğunu hissedeceksin.

Olmayacak ki pişeceksin.

Şöyle düşün; belki de Allah kendisine yakınlaştırmak için uzaklaştırıyor bazı şeyleri senden.

Olmayacak ki yakınlaşacaksın…

Duayla…

Sibel HASKÖY

30.05.2020/00.50

 

 

 

 

 

 


28 Mayıs 2020 Perşembe

NESLİMİN İNSANLARI





NESLİMİN İNSANLARI


Bir figüran duygular


Hayalet


Solgun ve yorgun.


Bazen rolünü yanlış oynuyor


Neslimin insanları


Hayat perdesinde.


Perdeyse yırtık


Önden.


Kimi kaldırım dünyasında


Başrol edepten.


Ah nefsim,


Neslimin nefsi!


Vakt-i hesapta


Sormaz mı,


Perdenin sahibi?


Sibel HASKÖY

26.12.2018/23.37


27 Mayıs 2020 Çarşamba

KURU BİR İNSAN




Aslında her şeyin başı insanlık.

İnsan olarak yaratılmak ayrı bir şey ‘’insanlık’’a sahip olmak apayrı bir şey.

Azıcık insanlığımızı uygulayabilsek şu hayata -merak etmeyin- kimse bir şey kaybetmez. 

Kaybetmeyiz. Yeter ki deneyelim.

Uygulayamazsak eğer yavaş yavaş kaybederiz insanlığımızı -ne acı- hem de farkında olmadan.

Düşünsene insansın ama insanlıktan yoksunsun!

Sadece etten kemikten bir insan olmuşsun haberin yok.
  
-lık ekini yapım eki olarak değil hayatımızı yapılandıracak bir ek olarak kullanmamız gerek.

‘’İnsan-lık’’…

Kuru bir insan değil insanlık sahibi bir insan olma duasıyla.

Sibel HASKÖY
10.10.2018/ 19.18


26 Mayıs 2020 Salı

BEYAZ ve SİYAH






Zahirinde gelecek zamanın 

Belki de şimdinin mastarıdır

Ölmek.

Kelimeler tanımlamaya yetersiz.

Bilgimiz,

Beyaz bir gömlekle sınırlı

Ve siyah bir yerin altıyla.

İçimde bir his,

Alelade…

Sanki her bir harf 

Abdestsiz,

Tövbesiz,

Kirli…

Ve ölüm,

Ademoğluna abdest aldıran

İyi adam doğrusu.

Sibel HASKÖY
09.12.2018/00.46
                   


25 Mayıs 2020 Pazartesi

GEMİNİN ARDINDA KALMA NEFS




Ne kadar da sıkıldık değil mi evde kalmaktan.

Sanki duvarlar üstümüze üstümüze geliyor. Bunaldık işte…

Söyleniyorum bazen kendi kendime. Sonra yakışmadı diyorum nefsime.

Diline sahip ol nefs.
Gün gelir hayıflandığın durum yarın şükür sebebin olur.

Elin tutuyor ayağın tutuyor nefs. Şükür sebebi değil mi bunlar?

Ya felçli olsan hareket edemesen. Öyle insanlar yok mu? Tabi ki de var.
Sağından soluna dönerken bile yardıma muhtaç. Sen evin içinde gezinmek, istediğin şeylere sahip olmak nimetini yaşarken bunlara muhtaç olan insanlar var nefs.

Akıl sağlığın yerinde nefs. ‘’Şükür’’ demeyi öğren, sağlıklı fikirler verdiren Rabbe hamd olsun, de.

İki dudağından çıkana dikkat et nefs.

Elhamdülillah de, de ki Rabbin senden razı olsun.

İmtihan için gemimiz bu dünya limanında, dikkat et geminin ardında kalma nefs.

Diline sahip çık ve şükret!

Sibel HASKÖY
25.05.2020/12.32



23 Mayıs 2020 Cumartesi

KAYARSAN KAYBEDERSİN





Pergel gibi olmalı insan hayatta. Bir ayağı hep sabit.

Göz açıp kapayıncaya kadar eskiyor içinde bulunduğun zaman dilimi.

Kaybetmemek için mücadele veriyorsun. Doğru bildiklerini kaybetmemek için…

Kaybedersen kayarsın biliyorsun bunu. Ah bilmeyenler…
Bilip de yapmayanlar…

İşte insan bilip de yapmayanlardan uzaklaşmak istiyor. Kendi sarıldığı doğrularıyla yaşamak istiyor. Ama olmuyor işte.

İkisi arasında gidip geldim bir müddet. Neyden vazgeçeceksin ya da vazgeçmelisin dedim kendi kendime.

Pergel gibi ol, demişti bir hocam.

Düşündüm ki bir ayağımın sabit olması gerek. Manevi anlamda beni doyuran, ayakta tutan ne varsa işte onlar kalbimin sabitlenmiş kısmı olmalıydı.

Ne de olsa kalpler Allah’ı andıkça huzur buluyordu.

Pergel gibi ol nefsim, inandıklarından asla vazgeçme.

Herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder, der Said Nursi.

Bu dünyada kazandıklarınla gideceksin kabre nefs, bunlar maddi değil, sakın aldanma, manevi ne kazanırsan.

Kaybedersen yandın!

Bir ayağımızın Kuran ve Sünnet çerçevesinde sabit olma duasıyla.

Sibel HASKÖY
23.05.2020/10.55

21 Mayıs 2020 Perşembe

BU EZANLAR Kİ ŞEHADETLERİ DİNİN TEMELİ





Sancak uğruna kollarını feda eden, ‘’ben bu sancağı bırakmam’’ diyerek göğsüyle taşıyan Mus’ab b. Umeyr’i hatırla.

Düşseydi o sancak, davası düşerdi çünkü. Allah onlardan razı olsun.

Ezanlarımız bizim sancağımız, davamız. Müslümanım diyorsak sahip çıkmalıyız sancağımıza, ezanımıza.
’Müslümanım elhamdülillah’’ deyip bir kenara çekilemeyiz. Kenara çekilmeyi tercih eden Müslüman Müslümanlığın ne olduğunu kavrayamamıştır!

Uyanmalıyız artık, uyanmalı!

Kendi süsünde, gösterişinde boğulan Müslüman, camiler elden gidiyor, UYAN artık!

Cami giderse dinin, dinin giderse vatanın gider.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Sibel HASKÖY
21.05.2020/04.45

20 Mayıs 2020 Çarşamba

ACZİYETİM




Konuşmak bir işkence

İçimse kemirilenlerle dolu

Bense biçare.

Susmak süslü püslü bir şiir.

Yazmaksa,

Kabuğu kırılmış bir benlik.

Fark ettim,

Edilgen çatılı bazı kelimeler


Acziyetim…

Çıkamıyorum o çatıya

O’nun izni olmadan

O el- Aziz

Ben el- Aciz

Sibel HASKÖY
03.11.2018/13.58

19 Mayıs 2020 Salı

BİRAZ AŞAĞI BAK




BİRAZ AŞAĞI BAK

Mevlana der ki;
Sanma ki dert sadece sende var,
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.

Ne de güzel söylemiş değil mi Mevlana?


Biz sadece elimizdekilere bakıyoruz. Olmayınca hayıflanıyoruz. Oy
sa Rezzak olan Allah vermiyor mu bizim rızkımızı?

Kendimiz yaptık diye böbürlenip duruyoruz, nefsimizin ihtişamına kanarak.
Allah’ı unutuyoruz sanki. Arka planda kalıyor tüm gerçekler.

İnsan Rabbine karşı nankördür, buyurur Allah-u Teala Adiyat Suresinin 6. Ayetinde.

Gerçekten de öylesin, nefsim!

Fark etmemiz gerek aslında. Fark edebilmek…

İstediğimiz olunca ‘’ben yaptım’’ olmayınca ‘’neden Allah’ım?’’

Her haline şükretmeli insan, sadece derdin kendisinde olmadığını düşünerek.

Kendinizden aşağı olana bakın, diye buyurur Peygamberimiz(sav).

İşte o zaman şükür nedir öğrenir insan.

Yükseklere bakıp özenme nefs, sana nimet bahşeden Allah’tır.

Biraz da aşağı bak nefs, bak ki senin dert diye yakındıklarına, başkalarının nimet diye nasıl şükrettiğine  bak!

Rabbimize şükredebilen bir kul olma duasıyla.

18.05.2020/ 14.28
Sibel HASKÖY




17 Mayıs 2020 Pazar

KUŞLAR DA ÖLÜR




KUŞLAR DA ÖLÜR

İnsan bazen öyle çok yorulur ki…
Bazen sebepli, bazen sebepsiz. Neden acaba?

Bazen öyle zamanlar olur ki; sanki bir gökyüzü var içinde ve sen sahip çıkamamışsın. 
Tutmaya çalışmışsın ama ellerinden kaymış gibi. 

Öyle bir his işte.

Ne sığabiliyorsun ne sığınabiliyorsun. Dar geliyor kocaman dünya.

Kuşlara bağladığımızdan mı acaba kalbimizi, dar geliyor her yer?

Kuşların öldüğünü unutuyoruz ondan herhalde. Yoksa nasıl kayar ki gökyüzü avuçlarımızdan?

Aslında ne kuşlar yar ne de gökyüzü.

Allah var ya, Allah yar.

Sibel HASKÖY
29.09.2018/07.24

16 Mayıs 2020 Cumartesi

KALP ASFALTA BULANIR MI?


  
KALP ASFALTA BULANIR  MI?

İnsan hayat yolunda bir yolcuktadır aslında. Yoluna kılavuz seçtiğine iyi bakmalı insan.

Yol Kuran ile hemhal olmayınca asfalta bulanıyor kalp. Aslını ne kadar arasa da bulamıyor.

Âmâ bir organ oluyor. Günahlara çarpan, yıkan, deviren, kıran…
 Ama orası Beytullah. Öyle öğrenmedin mi nefs?

Kuran yoldaşlık etmeli ömür denen bu yolda.
Yoksa bulamıyor bu kalp, Allah’ın evinde Allah’ı.

Allah’ı bulamamak… İki kelime gibi duruyor okuyunca. Bütün ömrü zayi eden bir cümle.

Asfalta bulanan kalpten, aslını bulan bir kalbe sahip olma duasıyla.

Sibel HASKÖY
16.12.2018/00.55





15 Mayıs 2020 Cuma

BAHARIN GELECEĞİNE İNAN




BAHARIN GELECEĞİNE İNAN

İnsanoğlu hep imtihanda. Hep imtihandayız…

Yaşadıklarımızla yaşattıklarımızla…

Bir bakmışsın hastalık çalmış kapını. Bir bakmışsın ölüm kırmış kapını.

Hep imtihandan bunlar.
Derler ki; mü’min havf ve reca arasında olmalıdır. Yani korku ve ümit.
Ümitsizliğe yer yok. Karamsarlığa yer yok bizim dinimizde.

Allah’ın bizlere bir bahar bahşedeceği inancında olmalıyız. Bir gün gelecek o bahar. Öyle vaad etti Rabbimiz. Ya bu dünyada ya da ahirette.

Her kışın ardında bir bahar var değil mi? İşte bu da her derdin geçeceğinin bir ispatıydı, anlayana.

İsyana batmadan, sabırla kalkmalı bu dünya limanından.
Bahara olan inançla. Rabbimize olan güvenle.

Kendimize hatırlatmalıyız aslında; Allah’ın rahmeti, gazabından büyük diye.

Baharın bir gün geleceğinden ümidimizi kesmeme duasıyla.

Sibel HASKÖY
15.05.2020/11.22









14 Mayıs 2020 Perşembe

GÖLÜNÜ SULA!




                                  GÖNLÜNÜ SULA!

Nefsim, dışını güzelleştirdiğin kadar içine de dönüp bir bakıyor musun?

İnsanın dışı zaten gül bahçesi. Çünkü hepimizi Allah yarattı, hepimiz Allah’ın kuluyuz. Nasıl güzel olmayalım ki…

Kibir değil bu cümlelerim yanlış anlaşılmasın. O yaratanların en iyisi, en güzeli…
İnsanın bir de gönlü var. Bir de yapboz gibi dizdikleri…

Bize verilen gönül de, bahçelerin en güzeli değil miydi?

Biz neleri doldurduk o gönle ya da neleri boşalttık gönülden? Asıl soru bu bence.

Suretteki bahçeyi ekip diktiğimiz gibi, sirette ne var ki,

Bir çöplük mü var gül kokusuyla kapatmaya çalıştığın nefs?
Yoksa gerçekten bir gül kokusu mu var?

Koy elini vicdanına, önce gönlünü sula.
Allah kelamıyla sula, sula ki O’na layık kul olabilme yolunda ol.

Niyazi Mısri şöyle der;
Sûrette nem var benim sîrettedir ma’denim.

Suret kadar sîrete de önem verme duasıyla…

Sibel HASKÖY
14.05.2020/12.26




13 Mayıs 2020 Çarşamba

KALBİNİ EBU CEHİL'E BOYAMA!




             KALBİNİ EBU CEHİL'E   BOYAMA!

Dünya kokunca üstümüz başımız, tevekkülü unutuyoruz. 

Para, pul, mal, mülk, evlat ne varsa sahip olduğunu sandığımız, onlara güveniyoruz.

Ebu Cehil’e kızıp Ebu Cehil’e boyuyoruz kalbimizi fark etmeden.

Hep unutuyoruz, Allah bunların hepsinden de büyük. Tek sığınak O.
Ona inanmayanlar helak olmadı mı bir bir…

Kimi inandı ama güvenmedi, putlara tapmayı yeğledi, onları aracı kıldı.

Bizim belki sahip olduğumuz bir putumuz yok, evet. Elimizdekileri putlaştırmak bizim sorunumuz.

Hazreti İbrahim gibi kırmalıyız o putları bir bir...

Farkımız tevekkülümüz olmalı.

Şu dünyalıkları döksek eteğimizden tevekkülün yolu gözükecek zaten.

Sev nefs, Rabbi sev. Sen sev ki ona göre yaşa bu dünyada. Misafir olduğunu anlarsın belki.

Daha fazla batma bu dünyalıklara. Huzur-u İlahide ne yüzle gidersin O’nun karşısına.

Yaşayacak ne kadar nasibin kaldı bilmiyorsun nefs.

Rabbinin adını an ve her şeyden kendini çekerek bütün varlığınla O’na yönel. (Müzemmil, 78/8)

Duayla…

Sibel HASKÖY/2020


12 Mayıs 2020 Salı

GÖNÜL KABESİ

                                      
                             

                                 GÖNÜL KABESİ

Bazen düşünüyorum da ne çok kırılıyoruz ne çok kırıyoruz birbirimizi.
Kimse kırdığının farkına varmıyor ama herkes kırıldığını hatırlıyor. ‘’   O da böyle yapmıştı zaten’’ diye anıyoruz birbirimizi.
Kaç kere kırdık belki ‘’kırıldık’ dediğimize. Kim bilir kaç kere?

Aslında hatırlatsak nefsimize herkesin bir kalbi olduğunu ve o kalbin içinde de bir olan Allah’ın olduğunu, sorun kalmayacak gibi.

Fevri davranıyoruz sanki hayatta. 

Düşünmeden, tartmadan konuşuyoruz işte.
Konuştuklarımız bir Kâbe yıkıyor.

Değil mi kalpler ki Allah’ın evi?

Yıkma sen nefs, Kâbe yıkma. Evet zor susmak. Ama sen susanlardan ol nefs, Ebhere olma şu fani dünyada.

Yunus Emre’nin bir sözü var çok beğendiğim.

‘’Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil (yıkayamaz) ‘’

Gönüllerdeki Kâbeyi yıkmaktan sana sığınırım Allah’ım.

Sibel HASKÖY
09.05.2020-16.12

10 Mayıs 2020 Pazar

BURUK BİR GÜN

                                                

                                   

Bugün 10 Mayıs anneler günü.

Biliyorum bazılarının yüreği buruk.

Biliyorum; bugün bazı köşeler var, bir yerlerde ağlayan insanlar gören, peçetelerine sarılmış.

Gözleri dolu, yürekleri dolu…

Bugün öyle bir gün ki sanki annesi olan, olmayan diye ayıran bir gün.

Unutmayın! Biz görmüyoruz; Gökyüzü şahit, ağaçlar, çiçekler şahit.

Ulu orta yaşamak zorunda değilsiniz ki sevginizi.

Abartmayın, şükredin!

Yarın sizin başınıza geldiğinde ‘’köşeler’’ size de şahit olur!

İncitmeyelim kimseyi, üzülmesin. Kendi sevincimize sığınıp başkalarının yürek burukluğunu görmezden gelmeyelim.

Sibel HASKÖY

12.05.2019

 

 


9 Mayıs 2020 Cumartesi

ARALA PERDENİ NEFS!


                       

                                   ARALA PERDENİ NEFS!


Çiçekli hayaller kurup o hayalleri taç yapıyoruz başımıza, gerçekleri elimizin tersiyle iterek. Hayallerimiz bulanıyor dünyaya. Dünya kokuyor her biri.

Çiçekler soluyor bir bir, dünyanın kokusunu duyunca.

Peki ya sen nefs duyuyor musun dünyanın kokusunu kalbinde, hayallerinde, yaşayışında. Kokusunu çektikçe daha çok canlandığını mı sanıyorsun yoksa? 

Eğer öyleyse yanılıyorsun nefs, hem de çok…

Bazen dünyanın oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu unutarak ebedi kalacak gibi yaşıyoruz. Gafletin akıntısında sürükleniyoruz işte.

Baksak ardımıza, gafletten bize kalanlara, ne pişmanlıklar saracak kalbimizi. Ya bakmaya korkuyoruz ya da bakmak gelmiyor içimizden.

Gafletin kara perdesinde aydınlık pencereyi göremiyoruz. Oysa bir aralayabilsek o perdeyi aydınlıklar saracak gözümüzü, gönlümüzü.

Biz izin vermiyoruz ya da işimize gelmiyor.

Ah bir aralayabilsek o perdeyi…

Perdeyi aralayabilme duasıyla...

Sibel HASKÖY

7 Mayıs 2020 Perşembe

SEVİN BE!



                                    

                                           SEVİN BE!

Aslında ‘’sevmek’’ bütün kainatı kucaklayacak kadar büyük bir kelime.

Bu yüzden sevmek gerek; mesela küçük bir çocuğu, boynu bükük bir çiçeği, yuvasına ekmek taşıyan bir karıncayı. Sevmek gerek…

O zaman huzur buluyor insan.

O zaman insan ‘’insan’’ oluyor.

Nefret, kin, kıskançlık nereye kadar. Önemli olan değil mi insanlık?
Yalnızlığın kısır döngüsünde kaybolmak mı güzel olan?

Şükretmeli ‘’yeni bir gün’’e uyanan gözler için Allah’a.
‘’Off yine bir gün’’ deyip isyanın çamuruna batmadan.

Öyleyse sevmeli, çokça sevmeli. Önce Rabbi.
Sonra değer verip yarattığı şu alemi.🌸

Hakkıyla sevebilme duasıyla…

Sibel HASKÖY
28.07.2019/15.03


  ANLAMLI ve COŞKULU BİR YAŞAM İÇİN SAVAŞÇI ‘’Savaşçı’’ isimli bu kitap Doğan Cüceloğlu’na aittir. Yolum Karşıyaka’da ikinci el bir kitapç...