30 Haziran 2020 Salı

BU ÇAĞ…



                                       

Bu çağ öyle bir çağ ki,

Anlayamıyorum, hızına yetişemiyorum.

Bizim küçüklüğümüzde de böyle kötülük var mıydı, diye soruyorum arada kendime.

İnsanlar bu kadar kötü müydü gerçekten?   

Kuran’dan hakikatten koşarak uzaklaşan insanlar var mıydı böyle?

Hâlâ aklım almıyor.

Düşündükçe boğuluyorum.

İçim kemiriliyor sanki, öyle değişik bir duygu.

Kuran-ı Kerim’de anlatılan; lanetlenen, helak olan kavimlerin iğrençlikleri günümüzde teşhir ediliyor.

Doğruya çağıran değil sanki insanları yanlışa çağıran bir kitap algısı var.

Nasıl bu kadar uzaklaştık, nasıl bu kadar vicdan kavramını yitirdik idrak edemiyorum.

İsra Suresi 32. Ayette;

Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayâsızlıktır, çok kötü bir yoldur.

Nisa Suresi 36. Ayette;

 Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.

Hud Suresi 81. Ayette;

 Elçiler "Ey Lût! Biz rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamayacaklar. Sen gecenin bir vaktinde ailenle birlikte yola çık. Eşin hariç, sizden hiç kimse geride kalmasın. Çünkü onların başına gelecek olan, şüphesiz onun başına da gelecektir. Onlar için belirlenen zaman, sabah vaktidir. Sabah da yakın, değil mi?" dediler.

Hud Suresi 82-83. Ayette;

Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde, rabbin katında işaretlenmiş taşlar yağdırdık. Böyle cezalar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.

Ve daha ilmimin yetmediği bir sürü ayet var.

Kur’an-ı Kerim bizim kendi kitabımız, Hak olduğuna inandığımız mucize kitabımız. Uzaklaşmayalım.

Okuyalım, mealini de okuyalım.

Rabbimiz bize ne buyurmuş onu öğrenelim.

Onun bunun sözüne değil, Rabbimizin emrine uyalım.

Rabbimiz bize ne demiş, üşenmeyelim açıp okuyalım

İslam’ı anca böyle yaşayabiliriz. Başka çıkar yol yok.

Ali İmran Suresi 147. Ayette;

Onların sözü şunu demekten ibaretti: "Rabbimiz! Günahlarımızdan ve işimizdeki aşırılıklardan ötürü bizi bağışla, sebatımızı arttır, kâfir topluluğa karşı bize yardım et!"

 

Ali İmran Suresi 147. Ayette;

Bu yüzden Allah onlara dünya nimetini ve âhiret nimetinin de güzelini verdi. Allah işini güzel yapanları sever.

(AMİN)

 

Sibel HASKÖY

30.06.2020/13.34

(Bana destek olmak isterseniz ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın.)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


28 Haziran 2020 Pazar

SENİ KİM DAHA İYİ TANIR?


بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ


‘’Allah’ım kafir topluluğuna karşı sen bize yardım et’’

Amenerrasülünün son kısmını şimdi daha iyi anlamaya başladım.

Kalbime dokunmadı değil…

Kafir topluluk, inkar edenler, yoldan sapanlar…

Ve ne yapacağını bilemeyen bizler…

Göz göre göre göz yumuyoruz ya dağlanıyor yüreğim.

Müslüman olmak gerçekten bir bedel ödemekmiş.

Hele Müslümanca yaşayabilmek…

İslam dini, iman etme hususunda kişiyi serbest bırakmış, ister İslam’ı kabul eder isterse de etmez.

Ama Müslümansak böyle bir tercih hakkımız yok. Uymak zorunda olduğumuz kurallar var.

Aslında zorunluluk değil. Biz öyle anlıyoruz. Haylazlığımıza geliyor biraz da.

Ya da solumuzu yoklayamıyoruz.

Bizim zorunluluk, kural diye adlandırdığımız şeyler aslında bizi Allah’a yakınlaştıran vesileler.

Allah kulunu biliyor, tanıyor ki ona FARZ kılıyor ya da HARAM kılıyor bazı şeyleri.

Kulunu biliyor ki mübah denilen serbest bıraktığı şeyler var.

Nefsime soruyorum; kulunu Yaratan’ından en iyi bilen, tanıyan kim var ki?

Yeter ki sapmayalım yolumuzdan.

Uzaklaşmayalım Rabbimizden.

Bir kere şaşarsak yandık.

Allah’ım kafir topluluğuna karşı sen bize yardım et, duasıyla…

Sibel HASKÖY

28.06.2020/01.39

(Fotoğraf alıntıdır.)

(Görüş, yorum ve önerileriniz benim içim çok değerlidir.)

 


26 Haziran 2020 Cuma

SEN ÇÖLÜMÜN DE RABBİSİN


Eğri büğrü kelimelerim


Gönül bahçemde


Nasip nereye,


Yaşayacak ne kadar nasip var.


Ey gönül bahçemin Mâlik’i


Öyle otlar bitir ki bahçemde


Yazdığına sükût eylesin yürek,


Çiçeklensin yazgım.


Sen ki


Sahibisin her şeyin.


Zorlukların da Rabbisin.


Tek sığınak sensin.


Nasip et ya Rab!


Ayetlerinin sıcaklığında ısınsın bu kalp.


Çölümü bahçem eyledim,


Sen çölümün de Rabbisin.


Sibel HASKÖY

29.04.2020/06.08     

Şiirimi beğendiyseniz ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın 💐🙏

(Fotoğraf alıntıdır.)


25 Haziran 2020 Perşembe

KENDİMDEN UTANDIM!



Ben insanlardan korkuyorum,


Ben bu çağdan korkuyorum.


Bir tebessüm etse yüzüm bazen,


Güldüklerimden utanıyorum.


İşkenceler ederek


Çocuklara can çekiştiren


İnsan müsveddelerinden utanıyorum.


En çok da göz yuman kendimden utanıyorum.


Yazık, çok yazık…


Ne desem de boş zaten


Gözlerim dolu şimdi


Yarın göz yummaya devam.


En çok da kendimden utandım


Bu gece.


Sibel HASKÖY

25.06.2020/00.12


24 Haziran 2020 Çarşamba

ALLAH’IN EVİNDE ALLAH’I HİSSETMEMEK



Her insan nefs taşır. Nefs dünyaya ve dünyalıklara meyleder. 

Nefsine esir olan insan nefsi nereye yönlendirirse oraya yönelir.

Kişi nefsinin arzu ve isteklerine uyarsa dünyalıklara dalar ve hep en iyisini isterken Allah’ı unutur.

Nefsin heva ve istekleri arttıkça gösteriş ve beğenilme arzusu da artar.

Allah-u Teala riyakarlığın ne kadar kötü olduğunu bizlere bildirir.

Kendi gösterişinde boğulan insan kibir abidesi olur çıkar ortaya.

Allah kibirlenmeyin diye bizlere emrederken kulu kibir bataklığına batar.                    

Rabbini unutan insanın kalbi âmâ bir organ olur.

Allah’ın evinde Allah’ı hissetmez olur. Sadece fiziki anlamda işlev görür ve kan pompalar. Manevi anlamda ise günahlarla kaplanır üzeri.

Çünkü kalbinde Allah korkusu olmayan kişi her türlü kötülüğü yapar. Yaşadığı hayatta huzur bulmaz olur.

Halbuki Rabbimiz; kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur, diye buyurur.

Zikredebilen bir kul olma duasıyla.

Bu yazımı beğendiyseniz ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın.🙏🌸

Sibel HASKÖY

12.06.2020/18.34


23 Haziran 2020 Salı

GÖRÜP DE GÖRMEZDEN GELME!

                                 


Duyarsızlık huy yapmış sanırım bu çağın insanında. (Tabiki de herkesi dahil etmiyorum)

Ben de dahil, soyutlamıyorum nefsimi.

Hep daha iyisi olsun, gösterişli olsun derken harcanıyor ömrümüz.

Görmek istemediklerimizi ardımızda bırakıyoruz.

Açlıktan kemikleri sayılan çocukları görmezden geliyoruz mesela, kendi süsümüzde boğulurken.

Dövülen, kaçırılan, tacize uğrayan, tecavüze uğrayan; kadın, çocuk hayvan…

Görmezden geliyoruz mesela.

Vatan uğruna şehit olmuş abilerin, ablaların, çocukların ailelerini görmezden geliyoruz.

Ve daha sayamadığım bir sürü olay...

Nasıl bu kadar duyarsız olduk ki?

Bizi böyle duyarsız yapan ne, sorsak aslında vicdanımıza!

Ne zaman farkına varacağız acaba, yılan bize dokunduğu zaman mı?

‘’Moda uğruna’’, ya da’’ herkes yapıyor’’ uğruna ne müsriflikler yapıyoruz.

Ne kadar sızlıyor vicdanımız orası muamma…

Allah israf edenleri, sevmez buyurur Rabbimiz Araf Suresi 31. Ayette.

Allah yolunda bir şey yapsak; aklımız, kalbimiz kalıyor. Sonra ‘’benim paramla’’,’’ benim sayemde’’ oldu diye konuşuyoruz ulu orta.

Allah’ın rızasını bile kazanmayı beceremiyoruz.

Görmezden geldiklerimizin de hesabının sorulacağı o günden Allah’a sığınma duasıyla…

Sibel HASKÖY

23.06.2020/15.32

Sen de benim gibi mi düşünüyorsun? Yorumlarını bekliyorum. 🙏🌸


22 Haziran 2020 Pazartesi

BURASI BÖYLE


Salıncak kurdum


Şiirin saçlarına


Kendi dünyamda.


-küçük bir çocuk gibi-


Tutunuyorum kelimelerinden


Sımsıkı.


Bir de rüzgar değiyor tenime


Sükûtun rüzgarı.


Kapatıyorum gözlerimi


Gecem bana,


Kime ne?


İpler kopuyor birden,


Gerçek dünyaya değiyor ayaklarım.


Kelimelerden şiirler


İnşa eden hayallerden,


Betondan koca koca binalar


İnşa eden dünyaya dönüyorum.


Burası böyle;


Betondan, taştan,


Beyhude…


Sibel HASKÖY

27.03.2019/22.35

Bu şiirimi beğendiyseniz ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın. 🙏💐


20 Haziran 2020 Cumartesi

HANGİ IRK DAHA ÜSTÜN!

                                 Siyah//Beyaz adlı kullanıcının Çocuk // Kind panosundaki Pin ...


Biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır, diye buyuruyor Rabbimiz Tin Suresi 4. Ayette.

Şu ırkı, şu toplumu en güzel biçimde yarattık demiyor.

İnsandan bahsediyor.

‘’İnsan’’ı diyor.

Koskocaman kainatın yaratıcısı Allah insana değer verip insanı yaratmışken bir sivrisineği bile yaratmaktan aciz insan, ne trajikomiktir ki insanı hor görüyor.

İnsan büyüyünce öğreniyor ırkçılık yapmayı.

O beyaz, o siyah, o esmer, o sarışın…

Surete aldanan insan işine gelmeyeni dışlıyor hiçbir hakkı yokken.

Ne diyor Peygamberimiz (sav);

"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama O sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)

Sen şu ırktansın sen cehennemliksin sen cennetliksin gibi ayrımı   Allah-u Teala asla yapmaz.

O adil olanların en hayırlısıdır. Birçok ayette de görüyoruz.

(Mümtehine Suresi, 8. Ayet, Hucurat Suresi, 9. Ayet Nahl Suresi, 76. Ayet, Yunus Suresi, 47. ayet)

Allah-u Teala ırkçılık yapmazken insana ne oluyor?

İnsan mı en adil olan!

Ne yazık ki kalpleri katılaşmış insanlar, kendi toplumlarını yüceltmek için ırkçılık yapıyorlar.

Oysa insan ırkçılık ile yücelmez, Allah-u Teala’ya ne kadar yakınsa işte o kadar yücelir.

Kalplerimizin ırkçılık sokağına uğramama duasıyla….

Bu yazımı beğendiyseniz ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın 💐🙏

Sibel HASKÖY

20.06.2020/ 15.44

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


19 Haziran 2020 Cuma

BİR GÖKYÜZÜDÜR UMUT


Yaşamın pençesinde umutlar

Kuş olup gökyüzüne uçan,

Ah umut…

Uçurtmasını sıkı sıkı tutan

Minik çocuk.

Uçurtmasının ipini kaçıran

Bir çocuk, yürek.

Koşarken tökezleyen

Yaşam çamurunda,

Göğe bakmaya çalışan yaramaz.

Bir ‘’gökyüzüdür’’ umut

Çokça,

Çocukça…

Sibel HASKÖY

29.09.2019/01.25

Bu şiirimi beğendiyseniz ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın 💐


18 Haziran 2020 Perşembe

YA YARINA KALMAZSA…




İnsan yanlışlarını bilir. Kendi içinde sorgular.

Vicdanı vardır herkesin.

Düşünmeliyiz aslında ne yaptım, ne yapıyorum diye?

Allah için ne yaptım? -tı, -m geçmiş zaman eki, geçmişte kaldı.

Ne yapıyorum, diyebilmek önemlisi. Ya da ne yapacağım?

Allah için hangi yanlış davranışımı terk etmeliyim? Demeliyiz.

Hepimizin vicdanı var, doğruyu az çok biliyoruz.

Allah-u Teala’nın hangi davranışlardan hoşlanmayacağını da biliyoruz.

Bunu görmezden gelemeyiz.

Gözünü kapayan kendine gece yapar, der Said Nursi.

Gözümüzü Hakk’a kapayamayız. Hakk’ın doğru olduğunu bile bile.

Ölümü bile bile.

Yapacaklarımızı ertelememeliyiz.

Yarını öbür günü yok hiçbir şeyin.

Ya yarına kalmadan ayrılırsa ruhun bedeninden?

Allah senden razı olmadan göçersen ebedi aleme?

Kim yanında olur ki o vakit?

Erteleme nefsim, erteleme.

Ne diyor Peygamberimiz (sav); “Böbürlenip kibirlenen, fitnecilik yapan kimse olmayın; iyi, güzel şeylerin ticareti dışında ticaret eden de olmayın. Muhakkak ki, onlar amellerini geriye erteleyen / yarıncı kimselerdir.” (Müsned, 1/129)

Peygamberimiz (sav)’in izinde hakkıyla gidebilmek duasıyla…

Sibel HASKÖY

18.06.2020/14.34

Bu yazımı beğendiyseniz, ana sayfada bulunan ''izle'' butonuna basmayı unutmayın 

 🙏💐


17 Haziran 2020 Çarşamba

KİMDEN, NE BEKLİYORSUN?


Sabreden insan bir köşeye çekilmiş insan değildir. 

Sabreden insan manevi anlamda güçlü insandır. Çünkü sabretmesi Allah içindir. Beklediği, istediği her neyse Onu Allah’tan bekler, Allah’tan ister.

Bilir ki, güçlülerin en güçlüsü Allah’tır. Allah-u Teala’nın bu dünyayı imtihan için yarattığının farkına varır. Dünya hayatının geçici olduğunu, sonsuz bir ahiretin olduğunun bilincindedir. Bu bilinçte olan insan ise sırtını Rabbin'e yaslar. Rabbin'den razı olur.

Bir söz vardır; ‘’ Biz Allah’tan gelene razı olursak Allah da bizden razı olur.’’ diye. Sabreden insan Allah’tan gelene rıza göstermiş insandır. Allah’tan razı olan insan ise her şeyin Allah’tan geldiğini bildiği için siyah gözlüklerle hayatına bakmaz, hayatını karartmaz.

Musibetler bir bir yağsa da omuzlarına o yağanlardan da razı olmayı bilir. Çünkü o, bu alemin yaratıcısına dayanır. Bu alemin yaratıcısı olan Allah, benim dertlerimin de yaratıcısıdır der ve yönünü Rabbin'e çevirir. Kötüye rıza gösterip ona sabreder ve iyiye de şükreder.

Şükreden insan Rabbinin her nimetinde onu anar. Ona teşekkürü bir borç bilir. Verilen nimetlerde kendisinin ne kadar aciz olduğunu anlar. Kendisine verilenlerin kıymetini bilir. Rabbiyle arasına mesafe koymaz, asıl önüne çıkan mesafelerde Allah’ı bulur. Bu mesafeleri aşmaya çalışırken de tedbiri elden bırakmaz. Rabbine sırtını yasladığı gibi kalbini de Rabbine yaslar.

Verilene razı olan insan kanaat etmesini de bilir önce elinden ne geliyorsa onu yapar sonra gerçek sahibine emanet eder.

Sonucunu Allah’tan bekler onun verdiğine de vermediğine de rıza gösterir. Bilir ki verdiğinde de bir hayır var vermediğinde de. 

İhtiyacı olmadığı halde ihtiyacıymış gibi hırs yapan insan kanaatsiz insandır.  Verilene razı olmayı bilmez aksine neden verilmedi diye de isyan çukuruna düşer.

Şükretmeyi, rıza göstermeyi, tevekkül sahibi olmayı, kanaatkar olmayı bilmez, bilse de işine gelmez, dünyanın ballı zehrini bile bile içer.

Sabredebilen ve şükredebilen bir kul olma duasıyla...

Sibel HASKÖY

18.04.2020

Bu yazımı beğendiyseniz ana sayfada bulunan ‘’izle’’ butonuna basmayı unutmayın 💐🙏

 

 


16 Haziran 2020 Salı

İNSANLAR GÖRMELİ Mİ?


İhlas; ibadetleri riyadan arındırmaktır. İnsanlar görsün diye değil Allah için, onun rızası için ibadet etmektir.

Gösteriş kirlerinden kalbi temizleyip Allah’a yönelmektir. Eğer bir insan Allah’a kalbini çeviremiyorsa, insanlar desin diye amel işler. Allah’ın kulu değil, kulların kulu olur.

Eğer kul riyasının farkına varmazsa o riya onun içinde putlaşır ve fark etmeden o puta tapmış olur.

İnsan, ihlas bilincinde olursa yani riyadan gösterişten kendisini soyutlarsa kimin kulu olduğunu hatırlar ve ibadetlerini o şekilde yapar.

 Bunun bilincine varan insan; çok amel yaptığıyla ilgilenmez, bir amel yapar ama ihlaslı bir şekilde yapar.

Riya batağına batmış insan kendisine dürüst olmayan insandır.

Kalbinden geçenler ve işlediği fiiller birbiriyle tutarsızdır.

Sıdk sahibi olan insan Allah’ın dürüstlüğe ne kadar önem verdiğinin farkındadır. Bir insan, insanları ne kadar kandırırsa kandırsın kendisini kandıramaz. Kendisini kandıramayan Rabbini de kandıramaz.

İnsan hata yapar, günah işler. Çünkü insan nefs sahibidir.

Günahlarından pişman olan insan tövbe kapısının sonuna kadar açık olduğunu bilir.

Dürüst bir şekilde, içten tövbe eder. Sonucunu Rabbine bırakır. Rabbinin Tevvâb olduğunu bilir.

Bu yazımı beğendiysen bir 💐 bırakmayı unutma 😊

 Sibel HASKÖY

18.04.2020


14 Haziran 2020 Pazar

TAM BİR YIL OLDU GİDELİ…

                                                           

Ölüm var,

Öyleyse dokunmalı bir insanın hayatına. Sevgiyle, tebessümle…

Çağ değişiyor, insanlar psikolojik bunalımlar geçiriyor, farklı düşüncelere meylediyor.

İntihar ediyor kimi güzel insanlar.

Sen, ben çekilmesek kabuğumuza, tutsak bir eli değişir mi o bir hayat (değişir).

Çok iş düşüyor bize, her insanın kalbi bir Kâbe, kiminin ki yıkılıyor işte.

Yeniden inşa edebiliriz biz, eğer biz ‘’bencil’’ değilsek!

Ben böyle inanıyorum. İnsanın insana ihtiyacı var, sevgisizlikten tutunamıyor insan insana…

Vakt-i hesapta da sorulacak, tuttun mu kardeşinin elini?      

Neden tutmadın?

Soruyorum şimdi tutabilsek o eli kayar mı o güzelim insanlar gözlerimizin önünden kayar mı?

(Geçen sene tam da bugün bir yıldız kaymıştı gözümüzün önünden, bile isteye kaymıştı, kim bilir ne sıkıntısı vardı?)

Rabbim rahmet eylesin.

Sibel HASKÖY

14.06.2019/13.05


13 Haziran 2020 Cumartesi

KENDİNE NEYİ YAKIŞTIRIYORSUN?


Bir amca vardı geçenlerde vefat etti.

Ondan önce bir çocuğa kızmıştı. Kızdığı şey bir cevizin kabuğunu doldurmazdı.

Öleceğini bilseydi kalp kırar mıydı acaba diye geçiriyorum içimden.

Hatırda pek de iyi kalmadı sonuçta.

İnsanın iyi hatırlanması gerektiğini düşünüyorum. Ölüsünde de dirisinde de.

Tabiki insanız; kızarız, ağlarız, üzülürüz, mutlu oluruz….

Bazen dolup dolup taşarız. Kızdığımızda neyi nasıl yansıttığımız önemli.

Öfkeyle kalkıp zararla oturmamak gerek.

Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur;

İnsanların mizaçları farklıdır. Kimi geç kızar, öfkesi tez geçer. Kimi çabuk kızar, çabuk yatışır, bu ise kendisini telafi eder. Kimi de tez kızar geç yatışır. En iyisi, geç kızıp öfkesi çabuk geçendir. En kötüsü de çabuk kızıp geç yatışandır. (Tirmizi)

Kızgınlığımızı, öfkemizi bir kenarda bırakıp Allah rızasını öfkenin önüne geçirmeliyiz.

Eğer ben susarsam ‘’Rabbim benden razı olur’’ dememiz gerek.

Ya da şu an ‘’benim peygamberim’’ olsaydı ne yapardı diyerek düşünmemiz gerek.

Unutmamalıyız ki; Taifte akrabaları tarafından taşlanan Peygamberimiz (sav);’’ Rabbim bilselerdi yapmazlardı’’ diyerek beddua dahi etmemiştir.

Oysa biz en ufak bir şeyde beddua etmesek bile bedduaya yakın sözler sarf ediyoruz. Kötü sözler çıkıyor ağzımızdan.

O’nu anmak, zikretmek, tesbih etmek için yaratılan ağzımızdan kötü sözler çıkıyor.

Yakışmıyor gerçekten Müslümanım diyen bizlere yakışmıyor.

Kişi kendisine yakışanı yapar derler.

Kendimize yakışanı yapabilme duasıyla….

Sibel HASKÖY

13.06.2020/13.57

Yazımın sizlere bir faydası olduysa yorum bölümüne 💐 bırakabilirsiniz.

12 Haziran 2020 Cuma

UMUT EDEREK BAŞLA



Allah yardımcısıdır


Yeniden başlayanların


Allah yardımcıdır zaten


Hep…


Açıyorsan gözünü


Yeni bir güne.


Kesilmediyse nefesin


Soğumadıysa daha bedenin


Umut var demek ki


Bir yerlerde.


Umut et,


Umudu sev,


Umudu Yaratan’ı sev!


Sibel HASKÖY

15.10.2019/09.27

Yazımı beğendiyseniz yorum bölüme bir 🌸 koymayı unutmayın 😊

11 Haziran 2020 Perşembe

KAPANDI MI BÜTÜN KAPILAR?


Bütün kapılar kapandı dedim

Bir gün kendime

Sonra tekrar döndüm kendime

Ve dedim

Her bir kapı,

Allah’ı zikrederken

Sen sadece dinle.

Allah;

’Allah’’ diyeni de duyar,

Dinleyeni de…

Sibel HASKÖY

21.04.2018/20.43

10 Haziran 2020 Çarşamba

DÖKÜLÜR MISRALAR

                                        

Hâl olduğunda

İçimde herhangi bir duygu

Dökülür mısralar

Boş bir yere

Ya da dolu fark etmez.

Hallolur yalnız yazmakla

Mütemadiyen

Her harf mutlu

Bulunduğu yerde.

Sanki ulaşmak ister gibi Bir’ine.

Telaş içinde her bir sözcük

Yerle bir etmeden

Bir’le bir etmek gerek

Elden ve dilden dökülenleri.

Susmak ayıp bazen,

Yersiz yurtsuz

Şimdi sükûtun yeri

Çokça şükretmeli
23.11.2018/08.02
Sibel HASKÖY
        

  ANLAMLI ve COŞKULU BİR YAŞAM İÇİN SAVAŞÇI ‘’Savaşçı’’ isimli bu kitap Doğan Cüceloğlu’na aittir. Yolum Karşıyaka’da ikinci el bir kitapç...