28 Haziran 2021 Pazartesi

ÇİVİ⚒

 




Bismillah🌸

İnsan doğar, büyür ve ölür. Klasik herkesin bildiği cümle. Doğmak ve büyümek fiillerini normal karşılarken ölmek fiilini hep göz ardı ediyoruz. Başkaları ölür ama biz ölmeyiz, der gibi yaşıyoruz çoğu zaman. Dünya hapishanesine çivi çakmaya çalışan insanı oynuyoruz. Kim çakmış ki biz çakalım! Kimisi kaliteli çiviler çakmaya çalışıyor moda uğruna, kimisi ‘’ama herkes böyle yapıyor’’ cümlelerini çakıyor. Bir gün o çiviler ya bize çakılırsa ne olacak?

Gözünü kapayan kendine gece yapar der Said Nursi, kişi anca kendisini kandırır. İnsan kendisini kandırınca hakikatlerin de değişeceğini sanır. İnsan işte...

Zor zamanlardan geçiyoruz. Eskiden de böyle miydi biz mi büyüdük de bu canavarlaşan zamana şahit olduk? Biz büyüdük sadece. ‘’Aklı ermek’’ deyimini tecrübe ediyoruz sanırım. Eskiden de insanlar ne zor zamanlardan geçmiş; savaşlar, kıtlıklar, açlıklar, intikam, katliam... Kötüler zorluklar hep varmış ve hep var olacak.

İnsan denen varlık zamanı da kirletmiş. Hâlâ ders almamışız yaşananlardan. Bilinçsiz nesiller daha bilinçsiz nesillerin yetişmesine sebep olmuş.

En çok beni üzense İslam’ı öğretemediğimiz ama Müslümanca yaşıyormuşuz (!) gibi örnek olup İslam üzere (!) çocuklar yetiştirmeye çalışmamız... Biz duvara bir delik açmışız birileri gelmiş o duvarı ya tamamen yıkmış ya da aykırı bir şeyle doldurmuş. Sonrasında ise ben Kuran’ı kabul ediyorum deyip içinden seçmece ayetlerle yaşamaya çalışan insanlar türemiş, bu olur bu olmaz diye. Manavdan karpuz mu seçiyoruz sorması ayıp? Modaya uymuyor, yaşam tarzıma uymuyor diye diye hangi ayeti inkâr etmeye devam edeceğiz farkında olmadan.

Biz kendi kitabımızı okumadıkça, anlamadıkça, yaşamadıkça kimden ne bekliyoruz ki! Hz Ömer’in tazeliğini koruyan bir sözünü tekrar aktarmak istiyorum: ‘’İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanırsınız.’’

Yaşadığımız gibi inanmaya çalıştığımızdan işte bu çivileri biriktirme hırsı...

Duayla.

Sibel HASKÖY🌷

28.06.2021/22.57

 

 

17 Haziran 2021 Perşembe

SEVGİLİ HİS'LİK 🌷

 


Sevgili Günlük yazmayı çok isterdim ama ne hikmetse günlük yazacak cesareti yine kendimde bulamıyorum. Hislik diye bir şey icat ediyorum kendime ve Sevgili Hislik diyerek yazıma başlıyorum.

Sevgili Hislik, bu sıralar fazla hisliyiz. Finaller yaklaşıyor okul bitiyor. Biz mezun olmaya bir adım daha yaklaşıyoruz. Ne tuhaf ki bir an önce bitsin diye uğraşırken bir taraftan da derin bir hüznün kaplıyor. Daha geçen gün benim İzmir’de tek başıma okula gitmeye çalıştığım ilk günümdü. İzban kalabalık gelmiş beni almamıştı ‘’eyvah ya okula yetişemezsem ne olacak’’ telaşı sarmışken bir de yanımda kavga etmişlerdi. Ben bu şehre nasıl alışacaktım? Alışmadım aslında bu şehri çok sevdim sadece. Bir denizi var canın sıkılsa öğrenci kartınla bin vapura iki üç tur at gel hiç canın sıkılmaz ohh mis gibi deniz havası. Köpüklere, martılara, yanında fotoğraf çekinenlere bakarken bir sürü duygu seni almış götürmüş başka aleme. Arada vapur ya batarsa düşüncesi de olmuyor değil tabi 😊

Upuzun yolları İzmir’de sevmişim. Upuzun yolculukları İzmir Bursa arasında mekik dokuyarak sevmişim. Ah ne günlerdi diye iç çekmiyor değilim. Aman yine duygusala bağladım, az daha yazsam şiire dönüşüverecek tüm duygular 😊

Okulumu da özledim hele o sonu görünmeyen koridorlarda çıkışı bulamayıp kaybolduğumda bozuntuya vermeden yolu doğrulttuğum o günleri de özlemişim. Beyaz sarayı da es geçmeyelim tabi.

Çok değerli hocalarımız da var. Sonlara geldikçe bizlere ne de güzel dualar ediyorlar. Bizden o kadar ümitvâriler ki… Tam vazgeçecekken bazı şeylerden bu dualar sayesinde vazgeçmemelisin düşüncesi sarıyor dört yanımı. Kibir değil, gurur değil ama güzel bir his. Bir şeylerin sonuna geldik evet, bir şeylerin de daha çok başındayız.

Üniversite sınavına hazırlanan, KPSS gibi bir derdi olan amann sınıf geçsem yeter diyenler hepinize, hepimize başarılar.

Sibel HASKÖY

17.06.2021/22.50

16 Haziran 2021 Çarşamba

Bir Şiir Yeşeriyor🌿

 

 

Duvardan kuşlar var içimde

Parçaları rengarenk,

Kuşları yorgun

Uçması güç.

Sükuttan bir bina inşa edilmiş,

Hayatın arazisinde.

Göğün yüzü,

Yüz çevirmiş sanki umutlardan

Söylenmesi güç.

Düşünce kanamaz bazen dizler

Her düşüşte kanar ama dizeler.

Umutlar sıkı sıkıya bağlanmış

Yerin yüzüne.

Göğe baksak geçer mi ki?

Ya da duvarları göğe boyasak.

Taş duvarın arasında

Umutlar da taşlaşıyor çoğu zaman

Umudun taşlaştığı yerde

Bir şiir yeşeriyor kaldırım arasından.

Kaldırsınlar artık lügatten umutsuzluğu

Tevekkülsüzlük yazsınlar kocaman

Belki bir gün bir insan farkına varır!

Sibel Hasköy🌿

16.06.2021/22.32

🔸Blogumu takip etmek isterseniz "izle" butonuna basmanız yeterli🌺

❗Yazıları izinsiz almayınız❗


13 Haziran 2021 Pazar

ŞİMŞEK 🌩

 




Sevgili günlük, diyerek söze başlamayı çok isterdim ama hiç günlük tutmak gibi bir alışkanlığım olmadı. Belki de hiç tutmak istemedim. Hissettikçe yazmak benim için her zaman daha değerli oldu.

Sevgili gece diye başlamak günün anlam ve önemine daha çok vurgu yapacak sanırım. Gece resmi olarak başlamış bulunmakta ve bu gece yağmur çok güzel. Yaz geldi dedik, şimşekli yağmurlar yaza eşlik etmeye başladı şu sıralar. Kuraklık kuraklık diyorlar ya, sanki alın size kuraklık dercesine yağıyor yağmurlar. Hatta barajların taştığını söylüyor haberler bu nasıl tezatlık çözemedim. Neyse ben haberin merkezi olmadığıma göre içimden geldiği gibi devam ediyorum yazıma 😊

Bu gece yağmur gerçekten çok güzel, bol şimşekli bol aydınlanmalı. İşte insan da böyle değil mi? Bahar geldi sanır sonra yüreği yağmurlarla dolar, gün gelir şimşekler çakar etrafına. Tasavvufta insan küçük alemdir anlayışı var. Yaratılan küçücük alemiz ama hissettiklerimizle kocamanız sanki.

Madem şimşek dedik yazıda, aklıma bir ayet geldi zikretmeden de geçmeyelim o vakit. Bakara Suresi 19. ve 20. Ayette Rabbimiz şöyle buyurur:

Bismillah;

 Yahut onlar, karanlıklar içinde gökten boşanan gök gürültülü, şimşekli bir yağmura tutulmuş kimseler gibidirler. Yıldırımlar yüzünden ölümden korkarak parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Hâlbuki Allah inkârcıları çepeçevre kuşatmıştır. (19)

Şimşek gözlerini kör edercesine çakar, onların çevresini aydınlatınca orada yürürler, karartınca da kalakalırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görmelerini büsbütün giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kādirdir. (20)

Allah her şeye kadirdir, iş işten geçmeden Allah bizleri yolumuzu bulanlardan eylesin.

Hayırlı geceler🖐

Sibel HASKÖY

13.06.2021/23.37

 

11 Haziran 2021 Cuma

Mum🕯️

 


İnsan doldukları kadardır kimi zaman.

Yazdıkları, yazamadıkları, sustukları, susamadıkları... 

Bir mum misali gibi çoğu zaman da. Dibine damlattıkları kadar işte. Herkes dışarıdan ışık saçıyor sanırken mum yavaş yavaş erir ya kendi içinde, heh öyle de bir şey.Yandıkları belki de yanamadıkları var ömür sermayesinde. Dışarıdan göründüğü gibi değil hiçbir şey. İçeriden yandığı gibi her şey. Kaç kaçışlara sığınmış belki de insan o yanışlarda. Kaç kez gitmek istemiş kendinden, o gidemeyişlerde. Defalarca kendine sığınmış insan. Dönüşlülük zamirini en iyi sığınak ilan etmiş yine de. Kaç gecenin sekinetine bulanmış ve susmuş. İnsan sustukları kadarmış.

Kimseyi yargılamamak gerekmiş. İster ön yargı ister arkadan atıp tutulan yargı, yargıya karşıyız. Yandıklarımızla aynı saftayız.

Hayırlı geceler✋

Sibel Hasköy🌷

11.06.2021/00.27

2 Haziran 2021 Çarşamba

ÖYLE İŞTE 2🌺

 



Sana hoş gelmeyen duygum olursa aklımdan onları sen sil Allah’ım, der Abdurrahim Karakoç. Duanın da nahifliğini hissediyorum bu cümlede ve kalbimi bu satırda kiri çıksın diye çamaşır suyunda bekletir gibi bekletiyorum. Ne yazsam, nasıl başlasam diye düşünürken giriş cümlesi bu nahif duaya nasipmiş.

Bazen biz sanıyoruz ki insan sadece davranışlarıyla, fiile döktükleriyle imtihan oluyor. Halbuki insan, duygularıyla düşünceleriyle de imtihan oluyor. Yorgunluklarıyla da imtihan oluyor. Çok yoruluyor işte. Gitmek istiyor nereye olduğunu bilmeden ama bavuluna doldurduklarıyla birlikte yaşamaya devam ediyor. Geriye yol değil bavul kalıyor. Doldukça doluyor bavul ve sen fermuarını zorlaya zorlaya kapatmaya çalışıyorsun. Öyle işte hayat. Herkesin imtihanı farklı kimisi duygularıyla kimisi yorgunluklarıyla imtihan oluyor. Önemli olan şu üç günlük diye sıfatlandırdıkları dünyada Allah’ın razı olmayacağı nelere bulaşıyoruz, bulaştırıyoruz kendimizi. Keşke hepimizin kalbi Abdurrahim Karakoç’un duasında bekleyebilse biraz. ‘’Öyle işte’’ diyerek eksiltili bir paragraf bırakıyorum buraya.

Sibel HASKÖY

02.06.2021/17.40

 

  ANLAMLI ve COŞKULU BİR YAŞAM İÇİN SAVAŞÇI ‘’Savaşçı’’ isimli bu kitap Doğan Cüceloğlu’na aittir. Yolum Karşıyaka’da ikinci el bir kitapç...