27 Ocak 2021 Çarşamba

GÖNÜL DAĞI🕊

 



Bismillah

İnsan büyüdükçe gönlünün bir yerlerine sıkıştırıverdiği dağları da kocaman oluveriyormuş. Koskocaman bir sabır dağı inşa edip sığınmaya çalışıyormuş. Oysa insan; aciz, yorgun, yapayalnız. Dağ kocaman olsa kaç yazar?

Sabra rıza gösterin derler. Sabır neydi ki, ne demekti? Terim anlamını sorsan herkes bilir. Peki ya hayatına kim terim olarak anlam kazandırıyor?

İçime gizli kuyular saklanmış gibi. Artezyen olup çıkmasa bir gün, gün yüzüne.

Çünkü insan insanı o kadar iyi anlamaz ki…

Şair der ya; ‘’ insan insanı ya tam anlayamadı ya da tamamlayamadı’’

Tamamlanamamışların çaresizliği sinmiş üzerimize.

Sinenler sine’mde yük. İnsan yüküyle bilinmez mi zaten? Yükü olmasa insan, insan olur mu hiç?

Hiçlik makamı der tasavvuf ehli. Ölmeden ölünüz derler. Bu kavramlar ehli dünya olan nefsime çok yabancı sanırım. Ben bu dünyaya yabancıyım.

Zarifoğlu’nu anmadan geçemem; ‘’Affedin beni daldığım olursa eğer, neyleyim gönlümce değil bu olup bitenler.’’ Gönlümüzce değil. Gönlümüzce olmayana sabretmek gerekmez mi zaten?  Sabır kelimesi araladı şimdi perdesini.

Hep şu ayet dolanıyor zihnimde, nefsime ağır gelen ‘’Allah’tan sabır ve namaz ile yardım dileyin.’’ (Bakara Suresi 153. Ayet)

Dağ kocaman, herkesin dağı kendince büyük belki.

Gönlün dağına yazmak gerek; Allah daha büyük.

Hayırlı geceler.

Sibel Hasköy

27.01.2021/00.28

 

 

 

 

 

 

 

 

22 Ocak 2021 Cuma

Bu Gidiş Nereye?🌷




İnsan denen varlık hep bir telaş içerisinde. Koşuyoruz, koşuşturuyoruz ama nereye? Dünyalıklara çok mu dalıyoruz bazen? Dünyaya boğuluyoruz, dünyalıklarda boğuluyoruz. Belki de bu yüzden teslimiyet kavramı yerini isyana buluyor. Herkes kendi hâlinde, herkesin kendince doğru sandığı yanlışları var oysa. Bu yanlışların akıntısına kapılıyoruz kimi zaman. Bir söz var ya "nasıl yaşarsan öyle ölürsün" ya da "inandığınız gibi yaşamazsınız, yaşadığınız gibi ölürsünüz."

Ölüm kavramı nedense bazı geceler geliyor aklıma. Oysa ağızların tadını kaçıran ölümü sıkça hatırlayın hadisi varken. Nefsime kabullenmek zor geliyor sanırım. Beni dünya meşgalelerinde oyalıyor. Süslü püslü gösterip uzaklaştırıyor beni hakikatten, hakikatlerden.

Hep daha iyisini istiyoruz, doymuyoruz. Tolstoy'ın "İnsan Ne İle Yaşar" adlı kitabı var onun son bölümünü okuyun özellikle, doymak bilmeyen adamın hazin sonunu anlatıyor. Sadece kitap kahramanı değil kitapla sınırlanmasın. Biz de kendi hayatımızın kahramanıyız. 

Ama onda var ben de yok ama bu marka ama bu en iyisi ama ama ama ama... Bitmek bilmeyen ama'lı cümleler işgal etmiş hayatımızı. Meşguliyetimizin ne olduğuna iyi bakalım!

Yazıyorum ama nefsimi pakladığım yok yanlış anlaşılmasın. İnsan nefs sahibi. Bütün nefslere bu eleştirim. 

Çoğumuzun bildiği bir ayet var ya (Tekvir Suresi 25. Ayet) ; Bu gidiş nereye?

Şimdi vicdanlara sorma vakti.

Hayırlı geceler ✋

Sibel Hasköy 🌿

22.01.2021//01.14

Dua eder, yorumlarınızı beklerim dostlar🌺


19 Ocak 2021 Salı

BİR INKILAPTIR NAMAZ 📚


Su gibi biten bir kitap...
Hakikatleri bir bir bizlere aktaran bir kitap.
Lütfen okuyun🙏
🌸Namaz bir kardeşlik ikramıdır. Siyah beyaz ayrımı yapmaz; boya, soya bakmaz. Kureyşli'yi Acem'den, Türkü Arap'tan ayrı tutmaz. Herkese "gel" der. İblisin kamplara ayırıp dağıttığı insanı aynı safta cem eder. (SF 12)
🌸İnsanlar Allah'tan başka mabutlar edindi. Allah'a secde etmek için yaratılan başlar, taşların ve taştan adamların önünde eğildi.(SF 48)

 

18 Ocak 2021 Pazartesi

GÖĞE YAZDIM

 



Bazen bulunduğu şehir yük olur insanın yüreğine. Kelimeler sustuklarına ve gözlerine yapışır ara sıra. Bu yüzden rutubetlidir çoğu satırlar.

Gidince geçecek sanır insan, peki ya gidemeyince? Anca içindeki çocuğu avutur. İçindeki çocuk ve gerçekler vardır bir yanda. Ne susabilmek ne konuşabilmek iki mastar arasında mekik dokur.

Yazmak da huy oldu bende. Bu huydan vazgeçemiyorum uzun zamandır. Amann boş ver demek ne kadar kolaymış yaşamın çukurunda. Ama kolay değilmiş yaşamak. Yusuf olmak gerekmiş bazen, sözcüklerin kuyusunda. Sabır, sabır ve sabır.

Cümleler devrik içimdeki maviler daha da devrik. Mavi çok şey aslında benim için. Dönüp dönüp yüreğimin bir kenarına sobelendiğim vazgeçemeyiş. Mavilere yazdım ben en çok. Göğe yazdım. Zarifoğlu der ya; ‘’Göğe bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir’’ benimki göğe baktığım zamanlar kirli değildi bence. Şimdi karanlık göğümün bir yüzü. Umut hep var da bu sefer yok. Fazla umutlanma insan burası dünya diye bağıran bir ses var içimde.

Burası dünya ne bekliyoruz ki?

Dünya da bir gün yerle bir olmayacak mı?

Bir ayet var yürekleri ısıtan; Bakara 107; Yine bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnız Allah’ındır. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de yardımcı vardır.

‘’O’nu bulan neyi kaybetmiş, O’nu kaybeden neyi bulmuş.’’

Sibel HASKÖY

18.01.2021/17.42

 

 

17 Ocak 2021 Pazar

KARDAN BEY❄️



Camdan adam var içime hapsettiğim.

Gözlerinde bir buğu,

Peki ya yüreği?

Kardan adam olsa erdirdi belki.

Yine bir çocuk beklerdi

Pencerenin dibinde

Umut dolu bakışlarla

Kar beyin yağmasını.

Ve yine erirdi,

Yine giderdi kardan bey

Kim gitmez ki sahi?

Gitmek için yapmadılar mı yolları?

Bir de biz dökelim asfaltı 

Camdan adamın üzerine.

Ne olacak gözleri kömürden olmayıversin bu seferlik.

Kırılırdı en fazla,

Alışkındır kırılmalara nasılsa

Camdan adam, herkes gibi.

Didem Madak dizelerine sarıldığım belli bu ara 

Ne yazdım ki ben,

Hiiiçç.

Sibel HASKÖY ☃️

17.01.2021/00.22


13 Ocak 2021 Çarşamba

YÜREK KURAKLIĞI🍂

 




Bismillah

Gecem yağmura bulandı. Hayranlıkla dinliyorum sesini. Belki de dünyanın en güzel seslerinden biriydi yağmurun sesi. Ben de dinliyorum bu en güzel sesi. Ne kadar özlemişim yağışındaki naifliği.

Yeryüzüne yağan yağmur sanki benim yüreğime yağıyormuşçasına bir his var içimde. Yağsın ki temizlesin içimdeki kirlerden beni.

Gider mi ki bu kuraklık denilen şey yüreğimizden?

Kuraklık deyince aklıma geldi ki; günlerdir haberlerde kuraklıktan bahsediyorlar. Ve günlerdir üzülüyorum. Eyvah ne yapacağız, ya kuraklık olursa gibi cümleler bırakmıyor zihnimi. Sonra fark ettim ki ne kadar da tevvekülsüzlük kokmuş yüreğim.

Allah en büyüktür der minareler günde 5 defa. Birçok ayette de geçer, ‘’Allah her şeyden haberdardır. ‘’ ‘’Allah her şeyi bilir.’’

Ne bu telaş öyleyse nefsim? Nereden çıktı bu teslimiyetsiz tavırlar?

Yerde ve gökte olan her şey O’nunken. Mülkün sahibi O iken. Neyin telaşı bu beni alıp bir paradoksun içerisine hapseden?

Bak nefs, şimdi yağıyor yağmur. En güzelinden hem de.

Allah bilir sen bilmezsin nefs. Bilmediğin şeylere ne diye üzülürsün ki. ‘’Sen elinden geleni yap gerisi Allah’ın takdiri’’ demesini bil önce.

Suyun önemiyle ilgili şu hadisi paylaşmak istiyorum; Efendimiz (s.a.s.), değişik hadislerinde su israfı hakkında da ümmetini uyarmıştır. Bir defasında Sa’d’e uğramış ve onu abdest alırken görmüştür. Resulüllah (s.a.s.), onun suyu ihtiyacından fazla kullandığını fark edince, “Bu israf da nedir?” diye sormuş. Sa’d de, “Abdestte de israf olur mu?” deyince, “Evet, akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile” (İbn Mâce, Tahâret, 48) şeklinde cevap vermiştir.

Kural 1; Allah büyük bunu unutma. Sen elinden geleni yap. Sana düşeni yap. Takdir Allah’ın.

Yüreğimizin kuraklığından Allah’a sığınabilme duasıyla.

Hayırlı geceler,

Sibel HASKÖY

13.01.2021/00.09

 

 

9 Ocak 2021 Cumartesi

İNSAN ve YÜKÜ🌺

 

 


Ömür dediğin geçip gidiyor işte. Neler sığıyor bazen de neler sığamıyor bu ömre. Geçip gidiyor geçmez denilen zaman.

İnsan bir bakmış ki ardına, zamanın atı almış götürmüş onu an’ın içinden, ‘’geçmiş’’ oluvermiş.

Bazen de içinden çıkamadığı zamanlar olurmuş insanın. Oysa bu kadar çabuk geçerken zaman. İnsan bu ya omuzlarını kocaman sanmış, her şeyi kaldırabileceğini sanmış. Yüklendikleriyle bir gün yıkılıvermiş işte.

İnsan bu ya işte fazla kibre bulanmış ki kendini bir şey sanıp omuzlarına güvenmiş.

‘’Allah büyük’’ demek ‘’tevekkül etmek’’ demek ezberletilen cümleler olmuş sanki. Yıkılınca anlamış insan, yıkılmayan bir Allah. Tevekkül bu yüzden önemli işte.

Ben yaparım dersin oysa benlik, kibrinde eritir seni. Sahi kimsin ki sen dünyada nokta kadar yeri olmayan insan? Kimsin ki dünyalar kadar derdim var deyip gezinip durursun?

 ‘’ Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz.’’ Amerrasulünün sıcaklığına sığınamadığımızdan belki de isyanın çamuru sıçrıyor kalbimize.

Duanın limanına bırakamayınca insan yükünü, en ufak bir rüzgarda dalları kırılıverirmiş.

Tevekkül ile ömrümüzü bereketlendirebilme duasıyla.

Sibel HASKÖY

09.01.2021/12.34

 

 

 

 

 

 

 

 

2 Ocak 2021 Cumartesi

İNSAN…

 


İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik akıl, irade ve kalptir. İnsan aklıyla ve iradesiyle Allah’ı bulabilir. Kalbiyle ise Allah’ın varlığını hisseder ve O’nu sever. Allah-u Teala Kuran’ı Kerim’de insanın birçok özelliğine yer verir. İnsan, Allah’ın buyurduğu gibi bir hayat yaşarsa meleklerden daha üst konumda olabilir. Eğer Allah’ın razı olmayacağı filleri ısrarla işlemekten kendini alıkoymazsa hayvanların en aşağısı bile olabilir. Yüce Allah insana değer verip de ona bu vücut elbisesini giydirmiştir. Hatta Kuranı Kerim’de Taha Suresi 44. Ayette; Allah-u Teala Hz Musa’ya, Firavun’a karşı yumuşak üslupla davranmasını emreder. Bu da Allah-u Teala’nın insana gösterdiği merhametin ve sevginin göstergesidir.

İnsan ve alem birbirine ayna tutar. İnsanın yaşadıkları; mutlulukları, hüzünleri tıpkı değişen mevsimler gibidir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar olan süre tıpkı toprağa ekilen tohumun büyüyüp yapraklarını dökmesi gibidir. 

İnsanı kamil Hz Peygamberdir. Allahu Teala'ya ulaşabilmek Hz Peygamberi sevmekten O'nu tanımaktan geçer. Bir söz vardır; ''Muhabbetten Muhammed oldu hasıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl? 

Allah (cc) yere göğe sığmaz ama bir mü'min kulunun kalbine sığar, ifadesi geçer.  Bu yüzden bir kimseyi incitmemek çok önemlidir. Allah'ın rızası belki de o kişinin rızasını gözetmekten geçer. Bazen kalp kırmayı Kabe yıkmaya benzetirler. O yüzden her gönlün Allah'ın evi olduğunu unutmamak gerekir. 

Sibel HASKÖY🌸

24.11.2020/22.04



 

 

 


  ANLAMLI ve COŞKULU BİR YAŞAM İÇİN SAVAŞÇI ‘’Savaşçı’’ isimli bu kitap Doğan Cüceloğlu’na aittir. Yolum Karşıyaka’da ikinci el bir kitapç...